DÜZGÜN
VE YUMUŞAK CİLT:
"Bebek cildi gibi" olarak adlandırılın bu cilt gerçekten bu
tarife son derece uygundur. Böyle kimseler kendilerini idare etmekten
tamamen aciz oldukları için başkalarına güvenirler. Sadık ve hoş
sohbettirler. Çabuk rencide olurlar. Alaya hiç tahammülleri yoktur.
Kişilikleri gergin olduğu için kendilerini tutamayıp ağladıkları çok
olur. Çok korktukları şey başkaları tarafından ciddiye alınmamak
veya dalga geçilerek küçük düşmektir.
DÜZGÜN VE SIKI CİLT:
Sıkı ve gergin görünen , parlak renkli cilt, ince bir yaradılışın
göstergesidir. Böyle kişiler ekseri kültürlü olurlar. Güzel
şeylere âşıktırlar. Zarif , sakin ve temiz bir yaşayışı manen ve
maddeten her yerde her zaman ararlar. Güzel bir süs eşyası almak için
boğazlarından kısmak onlara vız gelir. Kargaşalık onların en nefret
ettiği şeydir. Gülürtülü zarafetsiz ortamlar onların en nefret
ettikleri ortamlardır. Böyle kimseler daima titizdirler. Sanata karşı
büyük eğilimleri vardır. Güzelliğe o kadar hayrandırlar ki, kadife,
dantel, mücevher gibi şeyleri veya beğendikleri herhangi bir eşyayı
sadece okşamak bile onlara zevk verir. Asil aileden gelmiyorlarsa bile
yaradılışlarında reddedilmez bir asalet vardır. İnce ve muammalı düşünüş
tarzları ve hisleriyle başkalarından ayrılırlar. Zevk son derece ince
halleri ve tavırları ise zarif ve kibardır.
KABA CİLT:
Cildi kaba, açık ve büyük olan kimselerin saçları ve sakalları
kalın ve sert , yüz hatları da büyük ve kaba olur. Ciltleri kaba
olanlar karakter bakımından da düzgün ciltlerin aksidirler. Hal ve
tavırları beceriksiz, hatta çok zaman kabadır. Sözlerinde de bir
dobra dobralık, hatta patavatsızlık sezilir. Dinamik ve kudretlidirler.
Çok zaman giyim kuşamına üst başına pek aldırış etmezler. Bir gömleğin
kırışık olması kravatın kostüme uymaması , ayakkabının boyasız
kalması onun nazarında düşünülmeğe bile değmez şeylerdir.
Böyle kimseler yüksek bir sesle konuşur ve içten gürültülü
kahkahalarla gülerler. Diplomatlıktan ve idareden anlamazlar. İçleri
neyse dışları da odur. Vurdulu kırdılı komedilere, kaba sert
sporlara bayılırlar. Mücadeleci ve dayanıklıdırlar. Hayatın zor ve
fırtınaları onları öyle kolay yenemez. Böyle bir insan geniş açık
ve ileri fikirlidir. Toplum önderliğine çok yakışır ve önderlik
etmekten de büyük zevk alır.
Cesur kuvvetli ve dayanıklı olan her şeye hayrandırlar. Tabiatın
fırtınalı bir deniz veya yıldırım gibi kudretli ve haşmetli,
dehşet verici güzelliklerinden hoşlanır. Dost tabiatlıdır. Dostluk
arkadaşlık konusundaki ki fikirleri basittir. Sevdiğiyle arkadaş olmak
ister. Arkadaş olduğuna da içten coşkun bir sevgiyle sever. Kendisine
aynı coşkun yakınlığı gösteren herkesi dost sanarak kanması da görülmemiş
şey değildir.
KABA VE KALIN CİLTLER:
Cildi kaba, kalın, ve sımsıkı olan bir insanın ekseri sonsuz bir
hayat kaynağı vardır. Yalnız bu enerji ve hareketlilik son derece mütevazidir.
Böyle bir insan harekete geçti mi etrafındakileri adeta huzur içinde
bırakan parlak başarılar kazanır. Ama bu devre geçtiği zamanda
tembelleşir, durgunlaşır, normalin altında bir sönüklük arz eder. Böyle
kimseler ekseri tatlı dil, güler yüzden anlamazlar. Onun için başa geçtikleri
zamanda emirlerinde olanları güzellikle yola getirmek hiç akıllarına
gelmez. Doğrudan doğruya zora ve kuvvete dayanırlar.
YAĞLI VE ESMER, DÜZGÜN CİLT:
Görünüş itibariyle düzgün, sıkı, renk itibariyle esmer olan
yağlı cilt ekseriye iyi karar vermesini bilen insanda bulunur. Böyle
bir insan daima tedbirli ve ihtiyatlı olarak hareket eder. Herhangi bir
işi iyice tahlil ve tetkik etmedikçe üzerine almaz. Bazen de ihtiyat yüzünden
önemli fırsatları kaçırdığı olur. Bu onun nefsine karşı duyduğu
güveni azaltır. Hareketlerinde ne derece ağır ve tedbirliyse , sözlerinde
o derece ani ve düşüncesizdir. Etrafındakilerle, bilhassa
yakınlarıyla konuşurken sözlerine hiç dikkat etmez. Onları çoğu
zaman kırar.
Herhangi bir yenilik onu ürkütür ve zamanında kızdırır. Sonra daima
kendi istediği olsun ister. İşler kendi arzusuna göre olmadı mı
canı sıkılır, hatta sinirlenir.
KARA SARI CİLT:
Bilhassa vücudunun ve boynunun cildi kara sarı renkte olan insanlar
ekseri pesimisttirler. Pek fazla enerji sahibi olmadıkları için daima
yorgun ve isteksiz olurlar. Bununla beraber ne yapmak istediklerini
bilirler ve ona göre harekete geçerler. Etrafındakilere etki etmesini
çok iyi becerirler. Zihinlerini herhangi bir şey üzerinde toplamakta
birincidirler. Bir şeye alıştılar mı fena alışırlar. Huylarından
vazgeçmeleri pek güç olur. Böyle insanların ani ve sebepsiz
kararlarla, içlerinden geldiği gibi hareket etmeleri pek nadirdir.
Sakindirler. En olmadık ve önemli vaziyetler karşısında bile
sabırlarını kaybetmezler. Çok zaman onların bu sakin, tedbirli
temkinli halleri etrafta soğuk olduklarına dair bir fikir yaratır. Bu
gibi kimseler bilhassa uzun zaman süren, hafıza ve dikkat isteyen işler
için biçilmiş kaftandır.
|